6 Aralık 2008 Cumartesi

Gelecek Özlemi

Herkesi mutlu etmek ne kadar zorsa, mutlu edecek insanı bulmak da o kadar zor. Ya da ikisi de aynı yola çıkıyor da farkedemiyorum. Daha önceden olsa kendimi çok akıllı zannederdim. Şimdi sorsanız yarım akıllının teki oldum çıktım. Hem de ne için? Diğer insanlar ile güzel anlaşabileyim diye. Sonrasında ne oldu diyecek olursan, uyum problemi yaşadığımdan kafayı sıyırma eşiğine geldim. Geçen de bir arkadaşım da birlikte takılırken şöyle demeseydi hiç kendimi sorgulmayı düşünmüyordum : ' Erdem sen de iyice delirdin, haa! ' Yahu daha önceden de kendimi uslu puslu akıllı bir çocuk zannediyordum, halbuki.. Şimdi iyice tam delirmiş mi oldum?
Sabah akşam okula gidip gelmekten, gidip gelirken de milyonlarca değişik insanla tanışmaktan -üstüne sınav zamanı kullandığım balık yağlarını da ekliyorum- olacak beynimde dünyalar savaşıyor, bir gelecek telaşı aldı başını gidiyor. Çevreme bakıyorum şöyle bir aklı başında olanlar iyi ya da kötü bir şey tutturmuş gidiyor bşr plan bulmuşlar kendilerine. Bir de saftirikler var günü bile doğru düzgün yaşayamazken gelecek planları onların neyine modunda takılıyorlar. Bu grubun üyesi olmasam da onlar gibiyim biraz da. Geleceği belirsiz, telaşı büyük.
Yapılacak şeyler de zor şeyler mi? Birisi söylemişti insan 30 oldu mu şöyle bir huzur doluyor içine. Artık o kadar da kaygı duymuyorsun, biliyorsun çünkü, kendi başına da dönüyor dünya sen istemesende bir şeyler tıkırında işliyor. Ama henüz 22 isen herşeye bir tepki verme mekanizman hala açık. İşte bunu madem 30 olunca kapatıyorsun, şimdi kapatsak olmaz mı?
Ne yaptım ne ettim, bunu kapatmayı başaramadım. Şimdi biraz erteleyim diyorum nasıl olsa bir şeyler olacak ondan sonra anlamış olacağım. Sanırım mantığımın kabul ettiği kararları beynim henüz ' Yolcu'nun Günlüğü ' defterine yazamamış. Hala orda bir yerlerde ' Sen dünyayı değiştirebilirsin, insanları daha iyi yapabilirsin ' yazıyor. Her ne kadar mantığım bunun imkansız olduğunu kabul etmiş olsa da....

Hiç yorum yok: