14 Ocak 2009 Çarşamba

Okusak da anlasak!

Seversiniz sevmezsiniz, bir şey diyemem. Aynı fikirde buluşup saatlerce sohbet de edebilirsiniz. Görmezden gelip feysbuku da açabilirsiniz. Lakin internette birisi 'A' derken diğeri 'B' diğeri de bunları görmesine rağmen rahatlıkla 'C' diyebiliyor. Her zaman ortada olmayı kabul etmiş birisi olarak sizlere üşenmeden yazan, çizen (benim de takip ettiğim) insanların internet adreslerini vermek istiyorum. Araştırmak güzel şey evet, ama birinci kural kendimizi kaptırmamak. Takip etmek, diğer bir görüşün neye dayandığını bilmek ve bunu güzelce eleyebilmek elbette zihinimiz için çok yararlı bir pratik. Bu demek değil ki verdiğim tüm linklerde bulunan yazılar benimle zıt taraftalar. Hayır değiller. Aksine benim üzerimde düşünmediğim çoğu konuya kendi bakış açıları ve tecrübeleri ile yorum getirmiş kişiler.

Sonunda günlük olarak bir şeyleri takip etmeye başladığımızda belki de düşünmeye başladığımızda, hayatımızı çevreleyen o dar çemberi kırdığımızda farkında olmaya başlayabiliriz.

Farkında olmak çünkü basit bir şey değildir. Bir konu hakkında yüzeysel bilgiye sahip olmak onun var olduğunu bilmek yeterli bir farkındalık değildir. Konuya tam hakim olmanız, sizin her açıdan olayı değerlendirebilmenizdir. Eğer İsrail gibi bir ülke Filistin gibi bir ülkeye saldırıyor ve siz arkadaşınıza : ''Olm bence var ya o işin arkasında başka bir iş var ha!'' demeniz sizin ne o iş hakkında ne de başka bir konu hakkında düşünmeye ve farkında olmaya gücünüzün olmadığını göstermektedir. İsrail, Filistin'e girmiştir ve her geçen gün dümdüz etmektedir.. Artık arkasında bir neden falan kalmamıştır. Her şey gayet açıktır. Şimdi burada bahsettiğim konuyu doğru anladığınızı, esas konunun bir ülkenin diğerine savaş açması olmadığını kavradıysanız sizi okumaya davet ediyorum. En azından hobi olarak.


1. Osman S. Börütecene

2. Fikir Atölyesi | Tunç Kılınç

3. Fikribol | Don Kişot

11 Ocak 2009 Pazar

Cehennemin Dibi Kaç Kat

Düşünüyorsun ve öyle varsayıyorsun ki varsın. Birileri önce söyledi diye. Bir bakıyorsun, gerçekten öyle, herşeyi buna göre kıstaslıyorsun sonra. Yaşam biçimini diğerlerine uyduruyorsun ki beğensinler diye. Bir bakmışsın sonra, (aynı bir önceki adımında yaptığın gibi) sevilen biri olmuşsun. Ne için?

Değişiyor yaşam tarzın, hayallerin, ufkun ve çalışma şeklin. Başka bir stilde başka biri gibi yaşıyorsun, günah bildiklerin artık gayet normal şeyler. Bu özgürlükler ülkesinde.